logo

Nizamettin Kutlu yazdı “Uyanık olmak zorundayız”


Yeni Metropol
y.metropol@gmail.com

28 Temmuz 1914’de başlayan 1. Dünya Savaşı, 11 Kasım 1918 de sona erdiğinde, arkasında milyonlarca ölen insan, kaybedilen topraklar, yeniden sınırları çizilen devletlerin varlığını ortaya çıkarmıştır.

İtilaf ve ittifak devletleri olarak kümeleşen dünya devletleri, kanlı bir hesaplaşmanın ortasında bulmuştu kendisini. 15 milyona yakın masum sivil genç, ihtiyar, bu vahşetin kurbanları olmuşlardı. İkinci dünya savaşı ise tarihin en kanlı savaşlarından biri olup, yaklaşık 60-65 milyon insan bu savaşlarda ölmüştür. Çok şükür o dönem Türkiye Devleti bu ateşin içerisine sokulmamıştır. O dönemin yöneticilerini rahmet’le anmak bir insanlık borcumuzdur. Hitlerin Edirne sınırına kadar gelmesi ve işgal hevesi, bir siyasi strateji ile bertaraf edilmiştir. Bu da rahmetli İnönü’nün istiklal savaşındaki tecrübesi ve daha sonraki süreçler de elde ettiği kazanımlar, bu belanın ülkemize bulaşmadan bertaraf edilmesini sağlamıştır. Bugün, aynı oyunla tekrar sahne’ye konulur gibi, Suriye üzerinde odaklanan savaş, biter mi, devam mı eder veya etraftaki coğrafya ya dağılır mı, bunu görüp yaşayacağız. Allah korusun, alev yayılmak üzere. Kim kiminle müttefik, kim kiminle ortak belli değil. Dengeler her an değişebilir. Henüz saflar net değil ama sanki bir 3. Dünya Savaşı’nın provası yapılıyor gibi. Bir ufak kıvılcım, çok şeylere gebe. Bir tarafta Amerika ile müttefikiz. Büyük orta doğu projesin de biriz. Diğer bir yanlış Suriye yönetimini karşımıza almış, düşman bellemişiz. Rusya ve İran ile ittifak eder gibi görünüyoruz. PKK’yı düşman algılanmasında da farklı farklı yaklaşımlar var. Suudi yönetiminin bile desteklediği gibi bu terör örgütü, kimlerin taşeronluğunu yaptığı belli. Peki, Rusya ve İran’a ne kadar güvenebiliriz. Dün İdlib’i bombalayan Rusya, akan Müslüman kanını durdurmak ister mi. İran, hala mezhepçilik girdabından kurtulmuş değildir. Tarih boyunca ne zaman batı ile kapışsak, hep arkadan problem çıkarmış bir geleneği var İran’ın. Peki, biz bu ateşin içerisine itilirsek, kime ve kimlere sırtımızı dayayacağız. Allah korusun hedefte şimdi kim var. Saddam ı Kuveyt’e iten irade, aynı oyunu şimdi başka şekilde bu coğrafya da mı uygulamak istiyor.

Biliyoruz ki küfür tek millettir. O dönem de 1. Dünya Savaşı’nda müttefik olduğumuz Almanya da, Kudüs’ün İngilizler tarafından işgal edilmesinden dolayı, halkta ve kiliselerde haftalarca sevinç şölenleri yapılmıştır. Vatikan ile birlikte şükür dua’larına çıkılmıştır.

Tarih, ders alınmazsa tekerrür eder. Her zamandan çok, hem devlet erki ve hem de vatandaş olarak uyanık olmak zorundayız Türk tarihi ders alınacak yüzlerce olaya şahit olmuştur. Aman dikkat…

 

 

 

 

 

 

Share
114 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Nizamettin Kutlu yazdı “Uyanık olmak zorundayız”

    10 Eylül 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

    28 Temmuz 1914’de başlayan 1. Dünya Savaşı, 11 Kasım 1918 de sona erdiğinde, arkasında milyonlarca ölen insan, kaybedilen topraklar, yeniden sınırları çizilen devletlerin varlığını ortaya çıkarmıştır. İtilaf ve ittifak devletleri olarak kümeleşen dünya devletleri, kanlı bir hesaplaşmanın ortasında bulmuştu kendisini. 15 milyona yakın masum sivil genç, ihtiyar, bu vahşetin kurbanları olmuşlardı. İkinci dünya savaşı ise tarihin en kanlı savaşlarından biri olup, yaklaşık 60-65 milyon insan bu savaşlarda ölmüştür. Çok şükür o dönem Türkiye D...
  • Ata Tavil yazdı “Ekonomi ve Siyaset”

    10 Eylül 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

    Türkiye yeni bir silkiniş ve ayağa kalkma hamlesini başarıyla yürüttüğü bir dönemde ekonomik problemlerle karşılaşması manidar. Yılların yanlışlarının, teslimiyetinin, yetersizliklerinin bir kenara bırakılması, milli bir çizgiye gelinmesi, Ankara merkezli politikalar üretilmesi ve en önemlisi bütün bunların kararlılıkla yürütülmesi bize sadece avantaj ve başarı kazandırmıyor, aynı zamanda saygınlığımızı, etkinliğimizi ve belirleyiciliğimizi son derece yükseltiyor. Fakat şöyle bir gerçek var ki; Türkiye'nin değişken gündeminde Ekonomi'nin...
  • Demet Receplioğlu Korkut yazdı “Bugün İnsanlık İçin Ne Ürettin?”

    10 Eylül 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

    Bağımlılık insanı tüketir. Bağımlılar her şeyi tüketir. Tükendikçe tükettiğimiz bir çağa tanıklık ediyoruz hep birlikte. Peki ya tüketilmek tüketmekten daha hızlı gelişirse neler olur diye düşündük mü hiç? Bir gün içinde neler tükettiğimizi bir yere yazalım. Ve tükettiklerimizin bizi ne oranda yıpratıp tükettiğini de araştırarak veya düşünerek not edelim. Sonra bir de bugün ne ürettik diye soralım kendimize? Muhtemelen çoğumuzun buna verecek bir cevabı bile olmayabilir. İnsanlık üretemez hale geldi. Üretilmiş olanları kopyalı...
  • Mahmut Boydak yazdı “Yerel Yönetimlerin Öncü Belediyeleri”

    10 Eylül 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

    Başkent'te yerel seçim hareketliliği başladı. Kulislerde, AK Parti'nin adaylarını, önceki seçimlere göre daha erken belirleyeceği konuşuluyor. Milletvekili seçiminde partiler arası yapılan ittifaklar belediye seçimlerinde de devam edecek mi etmeyecek mi? Sorusu gündemi oyalarken inceden inceye adayların kim olacağı tartışılmaya başlandı. Erdoğan parti yönetimine yol haritasını anlatırken tarihi yerel seçimlerin üzerine vurgu üzerine vurgu yapmıştı. Erdoğan, parti yönetimine yeni döneme ve sürece ilişkin takvimi anlatırken kongreyi öne çe...