logo

KOPUŞ


Nizamettin KUTLU
nizamettinkutlu@yenimetropol.com.tr

Şimdi kıştı, ama ben son baharı düşünüyorum. Yaprakların birer birer dallarından koparak uçuştuğunu, artık geriye dönüşün zor olduğunu düşünüyorum. Kim kime küstü. Bu bir kopuşmuydu veya kaçışmıydı. Dal’mı yaprağa küstü, yaprakmı dal’a. Velhasıl bir süreç devam edip gidiyor…

Bir olmak, bir arada olmak zor zanaat. Nefisler ve egoları zapt etmek o kadar güç’ki, uğraş uğraşabilirsen. Gel dersin gönül, otur sofraya yemek beğenmez. Dün’e bak bugüne şükret o bile yetmez. Peki ne istersin! Hep savsaklanmak, ne sana ne başkalarına ne kazandıracak. Gel be uslan dersin, burun kıvırır. Peki ne yapalım. Sevdik be gülüm. Toprağımız bildik. Atamız, yurdumuz belledik. Ölsek de kalsakta küsemeyiz. Ama yorulduk be gülüm. Uçuşuyoruz, yaprak misali. Rüzgâr mı bizi sürüklüyor, bizler mi onu. Çarptık duvarlara, yerlerde süründük. Hala ne bekliyoruz. Süpürüldük. Birer birer. Hak etmedik bunları. Vebal arşa kadar. Kullananlar veya kullanılanlar. Temsil’de yokuz be gülüm. Küçük oyuncaklarla mutlu olduk. Elimize verilen yalancı şekerlerle oyalandık. Benim zavallı nefsim. Yıllarca keçiboynuzundan şeker alacağım diye uğraşıp durdun. Atı alan Üsküdar’ı geçti. Sen. Ne zaman nerde hata yaptık diyeceksin zor bir soru! Ey nefsim sen ne kadar daha herkesi kullanacaksın. Vebal değilmi. Bir günde, gelin bir olalım demedin. Ayrışmayı, bölünmeyi güç vehmettin. Dün elimizde iki vardı. Bugün yokuz. Ne zaman kırpaharlardan su içerken eyvah diyeceksin. Bir ebedi yolculukta kiminle helalleşeceksin. Bir yaprağın son uçuşu gibi . Dallar mı hasret, gidenler mi? Bu vebale kim ortak. Ne zaman ey nefsim dik durmayı becereceksin. Ne zaman ben de adamın diyeceksin. Atalarımızın bize bıraktığı o mübarek kredileri, şahsım ve egom için kullanmayacağım, ne zaman diyeceksen…

Tarihin affetmeyeceği dönemler ve o dönemlerde yaşayanlar vardır. Kubbede kalan hoş bir seda misali. Güzelliklerle ve dualarla anılabilmek. Ekmek ve biçmek misali. Peki ekmeden, nasıl beklenir. Yapma nefsim. Yapma egom. Ben artık ben değilim. Küçük hediyelerle, gündelik beklentilerle tatmin oluyorum. Bıraktık milletvekillikleri, Belediye Başkanlıklarını, Meclis Üyeliği de fena değil. Birilerinin yanında görünelimde o da bize yeter. Bir iki plaket ödül, sahte tebessümler. Ah nefsim ne zaman durulacaksın. Ömür dediğin sermaye çok uzun değil. Boşver kimin kiminle nerede olduğu. Onurlu kal. Duruşun hep doğru olsun. Büyüklerimiz hep bunu söylemezler miydi…

Uçuşuyoruz rüzgârın önünde sürükleniyoruz. Nerede ve nasıl olacağımız belli değil. Bir kopuş’u yaşıyoruz. Kavaklarımız vardı Çoruhu’un kıyısında. Son bahar o zamanlar oralarda ne güzeldi. Ayrılık ve kavuşma hep bir birini beklerdi. Kavuşma bir umuttu. Aylarca sürse bile. Şimdi ben, kimi bekliceyim. Ağaç yaprağa, yaprak ağacına hasret. Bu bir kopuşmuydu…

Nizamettin KUTLU

 

Share
1038 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mahmut Boydak yazdı “Alemdağ Caddesi Kendini Buldu”

    09 Şubat 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

    Göreve geldiği 2004 yılından bu yana Ümraniyelilere “Kalite, yaşamın kendisidir” anlayışıyla eğitimden sağlığa, kültürden sanata, sosyal belediyecilikten alt yapı hizmetlerine kadar birçok alanda çalışmalar yapan Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can ve ekibi,  Ümraniyelilerin daha kaliteli ve rahat ortamda alışveriş yapmasını sağlayacak bir projeye daha imza attı. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki son yıllarda Alemdağ Caddesi sadece İstanbul ve Ümraniye halkının değil, çevre illerden gelen misafirlerinde gözdesi haline geldi. Alışveriş konusun...
  • Ata Tavil yazdı “Ortadoğu’ya   Zeytin Dalı”

    09 Şubat 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

    Köklü bir var oluş meselesi var Türkiye'nin... Afrin operasyonu geçtiğimiz günlerde başlar başlamaz Batı dünyası, özellikle de ABD, büyük bir şaşkınlık yaşadı ve operasyonu paşa paşa izlemek zorunda kaldı. Türkiye, gözünü kırpmadan kapsamlı ve kararlı bir operasyon gerçekleştirerek bir kez daha Batılı başkentleri hayal kırıklığına uğrattı. Bakın arkadaşlar bu mesele, millî bir meseledir. Toplumu kenetlemeye vesile olacak kadar önemli bir meseledir. Hükümetin bütün birimlerinin, kamu diplomasisinden muhalefet partilerinin, önlemli ülke...
  • Yalçın Ünal yazdı “Haddim değil ama; Aslan yattığı yerden belli olur.”

    09 Şubat 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

    ŞEHİR VE İNSAN İnsan özü itibarıyla sosyal bir varlıktır. Bu nedenle diğer insanlarla bir araya gelir. Bu bir araya gelişler ve birleşmeler büyük kitleleri oluşturur. İnsan topluluklarının ve yerleşim birimlerinin oluşumlarının böyle başladığı söylenebilir. Yaşanılan yerler; mekânsal büyüklüğü, nüfus yoğunluğu, yönetim şemaları dikkate alınarak köy, mahalle, ilçe, şehir ve büyükşehir olarak isimlendirilir. Yaşadığımız şehirler, mekanlar kişiliğimizin, davranışlarımızın oluşmasında da en büyük etkendir. Trafik, kirli sokaklar ve gürü...
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan Yazdı “Ayağa batan 6 diken İslam’da ittifakı engelliyor”

    09 Şubat 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

    Bizi en çok bloke eden hastalık ümitsizlik, ümitsizliğe düşecek bir durumumuz yok.  Ümitsizlik en büyük düşmanımız. Tarihimize bakın hep fetret dönemleri olmuş, fetret dönemlerinde kimler çıkmış. İmam Gazaliler, İmam Rabbaniler çıkmış, Mevlanalar çıkmış. Fetret devrinde fikir değişiklikleri yapmış, hastalıkları tedavi etmiş, ondan sonra askeri siyasi ve ekonomik gelişmeler olmuş. Manevi hastalıklardan kurtulup tedavi etmeden bizim maddi problemlerimizi çözmeye çalışmak burada kapitalist ahlaka göre davranmak olur. İkinci bir hastalık olarak ...