logo

Refarandum Farkındalığı        


Mahmut BOYDAK
ymetropol@gmail.com

Toplumun önemli kısmının son günlerde yaşadığımız siyasi atmasferi doğru okuduğuna inanıyorum. Son 15 yılda yaşananlar neticesinde artık yaşanan her olayda süreçleri çok iyi analiz ve tahlil eden, sağduyulu bir toplumumuz. Redarandum sürecine girdiğimiz şu günlerde “18 maddelik değişikliği her birey kendince analiz yaparak değerlendiriyor.

Şimdilerde “Cumhurbaşkanlığı Sistemi”ne karşı çıkan CHP, 2007’deki referandumda da Cumhurbaşkanını “halkın seçmesine” karşı çıkmıştı. Öte yandan, 2007’de Cumhurbaşkanını halkın seçmesine karşı çıkan CHP ve bileşenleri aynı sene TBMM’nin Cumhurbaşkanını seçmesini de engellemişti. Öte yandan sistem değişikliğine karşı olanlar ‘cumhuriyet kazanımları’ diyorlar. Cumhuriyet için bugüne kadar yaşadığımız tüm bu tehditleri tarihe gömecek, cumhuriyeti ilelebet bu toplumun, bu toprakların kalıcı değeri olarak ortaya koyacak en önemli seçim bu. Bu referandum cumhuriyetin sigortası olacak. Eğer CHP ve müttefikleri 2007’de bu zorbalıkları yapmamış olsalardı, bugün belki de bu Cumhurbaşkanlığı sistemini bu şekilde tartışmıyor olabilirdik. Türkiye’deki yeni sistem arayışlarının, CHP’nin dayatmacı, inkarcı, redci ve asimilasyoncu zorbalığından kurtulmak için gerekli olduğunu hatırlatmak gerekir.

Çift başlı yönetimler her zaman için istikrarsızlığa mahkum ve daima “dış müdahalelere” açıktır. Türkiye’nin geçmişinde de hep böyle olmuştur. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Başbakan Bülent Ecevit arasındaki “Anayasa kitapçığı fırlatma” krizi yakın tarihin en çarpıcı örneğidir. Saçma-sapan bir didişmeyle koca memleket, siyasi ve ekonomik buhrana sürüklenmiş, onlarca banka batmış faiz bir gecede % 7 bin 500’e fırlamış, vatandaş bir günde dımdızlak hale gelmişti.

“Halkımıza dokunup, net bir şekilde sistemi anlatmamız, farkındalık oluşturmamız lazım. Kafası karışık her bir bireye dokunmamız lazım. Yoğun bir kampanyayla Türkiye’nin yolculuğunda ne kadar kritik bir süreç olduğunu anlatmamız lazım. Türkiye’de cumhuriyet ve kazanımları kolay elde edilmedi ve bugün itibariyle 21. yüzyılda güçlü bir Türkiye’den bahsediyorsak birlik ve beraberlik içerisinde, çok tarihi bir seçim ve kırılma olduğunu anlatmamız lazım.”

Share
1144 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mahmut Boydak yazdı “Alemdağ Caddesi Kendini Buldu”

    09 Şubat 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

    Göreve geldiği 2004 yılından bu yana Ümraniyelilere “Kalite, yaşamın kendisidir” anlayışıyla eğitimden sağlığa, kültürden sanata, sosyal belediyecilikten alt yapı hizmetlerine kadar birçok alanda çalışmalar yapan Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can ve ekibi,  Ümraniyelilerin daha kaliteli ve rahat ortamda alışveriş yapmasını sağlayacak bir projeye daha imza attı. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki son yıllarda Alemdağ Caddesi sadece İstanbul ve Ümraniye halkının değil, çevre illerden gelen misafirlerinde gözdesi haline geldi. Alışveriş konusun...
  • Ata Tavil yazdı “Ortadoğu’ya   Zeytin Dalı”

    09 Şubat 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

    Köklü bir var oluş meselesi var Türkiye'nin... Afrin operasyonu geçtiğimiz günlerde başlar başlamaz Batı dünyası, özellikle de ABD, büyük bir şaşkınlık yaşadı ve operasyonu paşa paşa izlemek zorunda kaldı. Türkiye, gözünü kırpmadan kapsamlı ve kararlı bir operasyon gerçekleştirerek bir kez daha Batılı başkentleri hayal kırıklığına uğrattı. Bakın arkadaşlar bu mesele, millî bir meseledir. Toplumu kenetlemeye vesile olacak kadar önemli bir meseledir. Hükümetin bütün birimlerinin, kamu diplomasisinden muhalefet partilerinin, önlemli ülke...
  • Yalçın Ünal yazdı “Haddim değil ama; Aslan yattığı yerden belli olur.”

    09 Şubat 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

    ŞEHİR VE İNSAN İnsan özü itibarıyla sosyal bir varlıktır. Bu nedenle diğer insanlarla bir araya gelir. Bu bir araya gelişler ve birleşmeler büyük kitleleri oluşturur. İnsan topluluklarının ve yerleşim birimlerinin oluşumlarının böyle başladığı söylenebilir. Yaşanılan yerler; mekânsal büyüklüğü, nüfus yoğunluğu, yönetim şemaları dikkate alınarak köy, mahalle, ilçe, şehir ve büyükşehir olarak isimlendirilir. Yaşadığımız şehirler, mekanlar kişiliğimizin, davranışlarımızın oluşmasında da en büyük etkendir. Trafik, kirli sokaklar ve gürü...
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan Yazdı “Ayağa batan 6 diken İslam’da ittifakı engelliyor”

    09 Şubat 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

    Bizi en çok bloke eden hastalık ümitsizlik, ümitsizliğe düşecek bir durumumuz yok.  Ümitsizlik en büyük düşmanımız. Tarihimize bakın hep fetret dönemleri olmuş, fetret dönemlerinde kimler çıkmış. İmam Gazaliler, İmam Rabbaniler çıkmış, Mevlanalar çıkmış. Fetret devrinde fikir değişiklikleri yapmış, hastalıkları tedavi etmiş, ondan sonra askeri siyasi ve ekonomik gelişmeler olmuş. Manevi hastalıklardan kurtulup tedavi etmeden bizim maddi problemlerimizi çözmeye çalışmak burada kapitalist ahlaka göre davranmak olur. İkinci bir hastalık olarak ...